<Saadet Partisi, Anadolu gençlik Derneği, İYFO, TV5 ve… Şimdi de Saadet Partisi’nin yayın organı görünümündeki Ajans5, Dr. Fatih Erbakan’a sansür ve ambargo uyguluyor.
Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatı sonrası mahdumu Dr. Fatih Erbakan’a yönelik susturma, yok sayma, engelleme ve ötekileştirme girişimleri devam ediyor.
AJANS5, SAADET’İN RESMİ SİTESİ GİBİYDİ
Numan Kurtulmuş’un Milli Görüş’ün siyasi kanadı Saadet Partisi’ni Milli Görüş ilkelerinden uzaklaştırıp diğer partilere benzetme girişimleri sırasında Numan Kurtulmuş’a muhalefet eden Ajans5 haber sitesi adeta Saadet Partisi’nin yayın organı gibi çalışmıştı. Hatta o dönemde NTV canlı yayınına katılan Oğuzhan Asiltürk, Milli Görüşlülerin Saadet Partisi ile ilgili gelişmeleri Ajans5’ten takip edebileceğini söylemişti.
FATİH ERBAKAN’A SANSÜR UYGULUYOR
Aradan zaman geçti. Baba Erbakan’a o dönem destek veren Ajans5, ne hikmetse oğluna mesafe koymaya başladı. Numan Kurtulmuş’a muhalefet eden Fatih Erbakan’la “Özel” röportajlar yapan Ajans5, şimdilerde Fatih Erbakan’ı adeta görmezden geliyor.
Numan Kurulmuş döneminde Fatih Erbakan’la ilgili en küçük bir haberi bile manşete taşıyan Ajans5, Fatih Erbakan’la ilgili haberleri ya görmezden geliyor yahut detay haber olarak girmeyi tercih ediyor.
MÜFTÜOĞLU’NUN YAZISINI YAYINLAMADILAR
Bununla yetinmeyen Ajans5, Fatih Erbakan’ın katıldığı konferans ve programlarda desteğini esirgemeyen Eski Adalet Bakanı ve Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı Av. İsmail Müftüoğlu’na da ambargo koydu. Yazılarında isim vermeden Fatih Erbakan’a Saadet Partisi ve Milli Görüş kurumları tarafından yapılan engelleme, susturma ve yok sayma girişimlerini eleştiren İsmail Müftüoğlu’nun son yazısı Ajans5 tarafından yayınlanmadı. Ajans5, İsmail Müftüoğlu’nun son yazısını yayınlamazken, kısa bir veda yazısına müsaade etti.
HASIRCI DA MÜFTÜOĞLU’NA DESTEK VERİP AYRILDI
İsmail Müftüoğlu’na konulan yasağın ardından Fatih Erbakan’ın programlarına katılıp toplumun ve tabanın heyecanına ortak olan Metin Hasırcı da Müftüoğlu’na destek veren bir yazı ile Ajans5’e veda etti.
Erbakan ailesini görmeden geliyor diye Numan Kurtulmuş’a bayrak açan Ajans5’in aylardır Dr. Fatih Erbakan’ı görmezden gelmesi ise Milli Görüşlülerin dikkatlerinden kaçmıyor.
İşte İsmail Müftüoğlu’nun Ajans5 tarafından yayınlanmayan son yazısı:
ALİ-CENGİZ OYUNUNA DİKKAT Bazı insanlar vardır ki, her meselede doyumsuzdur. Tabanlarında ve mesleklerinde sevilmedikleri halde, inadi bir şekilde oturdukları sandalyeden, işgal ettikleri masadan kalkmak istemezler. Yapılması gereken değişikliğe asla rıza göstermezler. Kendi düşüncelerini kabul ettirmek için kulis yapmaktan vazgeçmezler. Bundan meydana gelebilecek siyasi ve mesleki tahribatı önemsemezler. Yeter ki yerlerinde kalabilsinler. Bu tipler her meslekte ve bilhassa siyasi kadroların içinde çoktur. Mesleklerinde veya siyasi tabanlarında bir anket yapılsa, % 2’lik oy dahi alamayacaklarını bildikleri halde, kendilerine emanet edilen makamlardan ayrılmayı düşünmez, emrivakilerle kalıcı olmaya çalışırlar. Bu nevi insanlar hempaları tarafından ne kadar payandalanırsa payandalansın, kendilerini kabul ettiremez, gönüllerde yer bulamazlar. Bu nevi anut ve inatçı insanlar mesleklerine, partilerine ve siyasi görüşlerine faydadan ziyade büyük zarar verirler. İtici olurlar, ihtilafların büyümesine neden olurlar, ama muhteris siyasetçiler için bunların önemi yoktur. Bunlar yılların siyasi birikiminin yok olmasına neden olur, böylece siyasi kadrolarına karşı da ihanet içinde bulunurlar. Bunun farkında olanlar, bunlara karşı net tavır koymadıkça siyasi çökmenin vebalini çekerler. Bunlardan korkup, doğruları dillendirmekten sakınanların hali, Allah’tan değil, kuldan korktuklarını göstermez mi? Bile bile siyasi kadroların yok olmasına rıza göstermek, adamlık mıdır? Hele hele bir siyasi görüşü lejyoner gibi paralı askerlere bırakmak ne derece akıllılıktır, ne derece doğrudur? Sadece kendi düdüklerinin öttürülmesi için düzenlemeler yapmak, böylece tabanda çatlamalara sebebiyet vermek idealizmle kabil-i izah mıdır? Her meslekte ve siyasette rakipleri diskalifiye etmek için envai çeşit çalışmalar içinde bulunmak, aynı siyasi kadrodaki insanların gönül muhabbetini bozmak inançla kabil-i izah mıdır? Emaneti ehli olana değil, naehil kişiye tevdi için hesaplar yapmak günah değil midir? Malumdur ki, yaşlıların doyumsuz ihtirasları vardır. Onları ikna etmek son derece zordur. Zira onlar sadece almayı düşünür ve makam düşkünüdür. Sorsanız da bu nevi insanlar, Allah’ın rızasını tahsil peşinde görünür. Bu nevi insanlar oluşturdukları gizli birlikteliklerle akil olanlara taarruz ederler. Hem kendi yerlerini sağlama almak, hem de yandaşlarına yardımcı olmak adına çalışıp, dururlar. Görünürde aynı kaptan yer, aynı bardaktan su içerler. Oysa hepsinin farklı hesabı vardır, onu içlerinde saklarlar. Ahlaklı olan insan küçük hesapların peşinde koşar mı? Allah rızası için çalışıyoruz diyebilir mi? Emaneti ehline vermeye değil, kendi tasarruflarında tutmaya çalışmak ne derece doğrudur? Hizmeti değil, ihtirası ön plana taşıyanlara hüsnüniyetli denebilir mi? Her fırsatı ganimet bilip, hırçınlaşan idarecilerden, siyasilerden, başkanlardan ülkeye hayır gelebilir mi? Bazı kavramları suiistimal edenlere, teslimiyet söz konusu olabilir mi? Siyaset ve menfaat günümüzde maalesef insanlarımızın gözünü kör edebiliyor. Bu nevi insanlar ellerinde bulunan tüm imkanları kendileri için kullanırlar. Gazetelerden tutun, televizyonlara kadar her şeyi ama her şeyi devreye sokarak, kendilerine karşı tavır sergileyenleri yaylım ateşine tabi tutarlar. Makamlarında kalabilmek için bunlar siyasi kılıçlarını çekerler, etrafa korku salmaya çalışırlar. Karşı çıkanları da enterne etmekten çekinmezler. Bunların birçoğu paralı askerdir. Siyasette zahmet çekmeden paraşütlerle makamlarına inenlerdir. Kulis yapmayı meziyet sayanlardır. Geçmişten ibret almayıp, nefisleri istikametinde yürüyen ve böylece siyasi kadrolarına zarar verenlerdir. Bunlar kendilerini kamufle ettiklerini zannederler. Oysa her şey ayan beyandır. Hiç kimse kafasını kuma sokup, saklandığını zannetmesin. Siyasi mücadelede ve mesleki kuruluşlarda ahlaklı olmak seviye kazandırır. Aksi hal içinde olanlar ise değer kaybına uğrar. Millet bu konuda son derece dikkatli olup, Ali-Cengiz oyununu elbette ki bozacaktır.
Yorum Gönder