<
Şehid imanımız İmam Ebu Hanife (rh.a.) "El-Âlim ve'1-Muteallim" adlı eserinde şöyle der:
"Şübhesiz biz biliyoruz ki, Allah Teâlâ Rasulünü, tefrika ve müslümanları birbiriyle vuruşturmak için değil, ayrılığı gidermek ve müslümanlar arasında sevgiyi çoğaltmak için bir rahmet olarak gönderdi.
"Eğer Hz. Peygamber, Kur'an'a muhalefet etse ve Allah için hak olmayan şeyleri kendiliğinden uydursa idi, Allah, O'nun kudret ve kuvvetini alır, kalb damarını koparırdı.
Nitekim bu husus, Kur'an'da şöyle belirtilir:
"Eğer O, bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.
Muhakkak O'nun sağ elini (bütün güç ve kuvvetini) çekip alıverirdik.
Sonra O'nun can damarını elbette keserdik.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu, kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
Allah'ın Peygamberi, Allah'ın kitabına muhalefet etmez. Allah'ın kitabına muhalefet eden kimse de, Allah'ın peygamberi olamaz.
Hz. Peygamber .(s.a.s.)'in söylediğini duyduğumuz yahud duymadığımız herşey, can, baş üstünedir. Biz, onların hepsine iman ettik. Onların, Allah Rasulü'nün söylediği gibi olduğuna şehadet ederiz. Keza Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Allah'ın nehyettiği bir şeyi emretmediğine, Allah'ın kullarına ulaştırılmasını emrettiği bir şeye de mani olmadığına şahidlik ederiz.
O, hiçbir şeyi Allah'ın tavsif ettiğinden başka şekilde tasvif etmez. Yine şehadet ederiz. Ki, O, bütün işlerde Allah'ın emrine muvafakat etmiş, hiçbir bid'at ortaya koymamıştır. Allah'ın söylemediği hiçbir şeyi de Allah'a israd etmemiştir. Ayrıca kendiliğinden bir şey de teklif etmemiştir.
Bunun için Allah Teâlâ:
"Kim Rasule itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur.buyurmaktadır.
İmam Tahâvî (rh.a.) "El-Akîdetu'1-Tahâviyye" adlı eserinde şunları beyan eder:
"Tevhid konusunda olduğu gibi deriz ki: Muhammed (s.a.s.) Allah'ın seçkin kulu, üstün Nebisi ve kendisinden razı olduğu Rasulü'dür.
Hz. Muhammed (s.a.s.) Peygamberlerin sonuncusu, müttakilerin imamı, peygamberlerin önderi ve Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın sevlilisidir.
O'nun peygamberliğinden sonra ortaya atılacak olan her çeşit peygamberlik davası, sapıklık ve nefsin arzusuna uymaktan ibarettir.
Hz. Muhammed (s.a.s.) cinlerin ve insanların tümüne gönderilmiş olup hak ve hüda, nur ve Ziya ile gelen iki cihan peygamberidir."
Ebu Musa el-Eş'arî (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Benim meselem ile beni kendisiyle Allah'ın peygamber gönderdiği şeyin meseli, şu kimsenin meseli gibidir:
O, bir kavme geldi de:
Ben, şurada gözlerimle bir ordu gördüm (onlar beni soydular, ben kaçtım.) Ben, çıplak bir korkutucuyum (uyarıcıyım). Hemen kurtulmaya, hemen kaçmaya bakın! dedi.
Bu haber üzerine kavimden bir taife, ona itaat edip sözünü tutarak bütün gece, vakar ve haysiyetleriyle kaçıp kurtuldular.
Kavimden bir tarihe de onu, yalanladı. Bunun üzerine sabahleyin ansızın ordu, onları basıp hepsini öldürdü.
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Benim meselemle insanların meseli, ancak şu adamın meseli gibidir.
O, bir ateş yaktı da ateşin ışığı, etrafını aydınlattığı zaman, küçük kelebekler ve ateşin içine düşer olun şu hayvanlar, ateşin içine düşmeye başladılar. O adam da, bu hayvanları geri çekmeye başladı. Fakat hayvanlar, ona galib gelip hepsi de ateşin içine düşüyorlardı.
İşte ben de, sizlerin izar bağlarınızdan tutuyor ve sizleri ateşten çekip kurtarmaya çalışıyorum. İnsanlar ise, ateşe giriyorlar.
Irbad b. Sariye (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Daha Âdem toprağında yoğrulurken ben, Allah katında peygamberlerin hatemi (sonu) idim. Size, bunun yorumunu bildireceğim.
Bu, İbrahim'in duasının sonucu, İsa'nın müjdesi ve annemin gördüğü şu rüyanın da sonucudur:
Rüyasında, kendisinden şam köşklerini aydınlatan bir nurun çıktığını görmüş. Peygamberlerin anneleri hep böyledir.
Ubade b. Sâmit (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Ben, İbrahim'in duasıyım. Beni en son müjdeleyen İsa İbn Meryem'dir.
İbrahim (a.s.)'ın duası:
"Rabbimiz, içlerinden onlara bir peygamber gönder.
Onlara, ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şübhesiz sen, güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.
İsa (a.s.)'ın müjdesi:
"Hani Meryem oğlu İsa da: 'Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'dan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi Ahmet olan bir peygamberin müjdeleyecisiyim" demişti. Fakat O, onlara apaçık belgelerle gelince: 'Bu, açıkça bir büyüdür' dediler.
Dediklerine göre, Rasulullah (s.a.s.)'m annesi Âmine bintu Vehb şöyle demiştir:
Rasulullah (s.a.s.)'e hamile kaldığı zaman rüyasında kendisine şöyle denilir:
"Şübhesiz sen, bu ümmetin seyyidine hamile kalmış sındır. Öyle ise, doğduğunda şöyle söyle:
O'nun için, her hasidin şerrinden vahid olan Allah'a sığınırım. Sonra O'nun ismini Muhammed koy.
O'nun hamile olduğu zaman rüyasında gördü ki: Kendisinden bir nur çıkıyor. Onunla Şam'daki Bursa kasırlarını görüyordu.
Abdullah İbn Amr İbnü-As (r.a) şöyle demiştir:
Şübhesiz, Kur'an'daki şu:
"Ey Peygamber, gerçekten biz seni, bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak, gönderdik.
Ve kendi izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak (gönderdik).
Allah Tevrat'ta şöyle söylemiştir:
"Ey peygamber, şübhesiz biz seni, bir şahid, bir müjdeci, bir koruycu olarak gönderdik. Sen, elbette benim kulum ve Rasulümsün. Ben sana 'el-Mutevekkil' adını verdim.
Bu peygamber, kötü huylu, katı kalbli, çarşılarda bağır-gan değildir. O, kötülüğü, kötülükle def etmez, lâkin affeder, yüz çevirip gider.
Allah, eğrilip sapan milleti, bu peygamberin irşadıyla, 'Lâ ilahe illallah' Tevhid sözünü söylemeleri suretiyle doğrultmadıkça O'nun ruhunu almayacaktır. Allah, bu Tevhid kelimesiyle (yani bunun sihirli te'siriyle) bir çok kör gözleri, sağır kulakları ve kılıflı kalbleri açacaktır.
Rabbimiz Allah şöyle buyurur:
"Şübhesiz, biz seni, bir şahid bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
"Allah'dan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar, çevreden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevkekül et. Şübhesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
"İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır. O zaman (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluverir.
"Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber verici (Nebî) olan elçiye (Rasule) uyarlar. O, onlara mu'rufu (iyiliği) emrediyor. Münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onları ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. O'na inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve O'nunla birlikte "indirilen nuru izleyenler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.
"Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir. Ancak O, Allah'ın Rasulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, herşeyi bilendir.
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"(Cenab-ı Hakk şöyle buyurdu:) Ben seni, yaratılma bakımından Nebilerin evveli, gönderilme bakımından ise, onların sonu kıldım.
"Hani Biz, peygamberlerden kesin sözlerini almıştık. ayetiyle ilgili Ebu Hüreyre (r.a.) Rasulullah (s.a.s.)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Ben, yaratılışta peygamberlerin ilki, bisette de sonuncuları oldum.
Enes b. Malik (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Risalet de, Nübüvvet de sona ermiştir. Benden sonra ne Rasul, ne de Nebî vardır.
Cübeyr b. Mu'tim (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Bana mahsus (ve ümmetlerce meşhur) beş ismim vardır:
Ben, Muhammed'im ve Ahmed'im. Ben, o Mahî'yim ki, Allah, benim (peygamberliğim) ile küfrü mahvedecektir. Ben, o Haşir'im, ki, (Kıyamet gününde) insanlar beni ta'kib ederek toplanacaklardır. Ben, O Âkıb'ım ki, peygamberlerin sonuncusuyum.
Sa'd İbn Ebi Vakkas (r.a.) dedi ki:
Rasulullah (s.a.s.) Tebûk Gazası'na çıktı ve Ali'yi Medine'de vekil bıraktı.
Beni, çocuklar ve kadınlar içinde vekil mi bırakıyorsun? dedi.
Rasulullah (s.a.s.):
"Bana nisbetle sen, Musa'ya nisbetle Harun menzilesinde olmaya razı olmaz mısın? Şu kadar ki, benden sonra peygamber yoktur1' buyurdu.
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Şübhesiz, benim meselimle, benden önceki peygamberler zümresinin meseli şu kimsenin meselesi gibidir:
O kimse, bir ev yaptırmış ve onu süsleyip güzelleştirmiş, yalnız bir köşede bir kerpiç yeri boş bırakılmış.
Akabinde insanlar, evi dolaşmaya, evi takdirle beğenmeye başlarlar ve:
Keşke şu tek kerpiç de yerine konulsaydı! demeye başlarlar."
Rasulullah (s.a.s.):
"İşte ben, o (yeri boş bırakılan) kerpicim. Ben, Hatemu'n-Nebiyyin'im" buyurdu.
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.): şöyle buyurdu:
"İsrailoğullan zamanında onları, peygamberler idare ederdi. Her ne zaman bir peygamber ölürse, onun yerine bir başka peygamber geçerdi. Şübhesiz ki, benden sonra peygamber yoktur. Artık halifeler olacaktır. Halifeler, çok da olabilirler."
Sahabîler:
Halifeler, birden fazla olursa, bize ne emredersiniz? dediler.
Rasulullah (s.a.s.):
"Birinciye yaptığınız bey'ata bağlı kalınız, birinciye. Onlara, haklarını veriniz (emirlerini dinleyip itaat ediniz.) Şübhesiz ki, Allah da onlara idare ettikleri milletlerin haklarından soracaktır" buyurdu.
Ebu'd-Derda (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
Muhakkak alimler, peygamberlerin varisleridir.
Şübhesiz peygamberler, ne altın, ne de gümüşü miras bırakırlar. Peygamberler miras olarak ancak ilim bırakırlar. Bu itibarla kim, peygamberlerin mirası olan ilmi elde ederse, tam bir hisse almış olur.
Zeyd b. Sabit (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Benim sözümü işitip de (başkasına) tebliğ eden adamın yüzünü Allah ağartsın.
Çünkü fıkıh (kaynağı olan hadisleri) ezberleyen nice adamalar fakih değillerdir. Ve fakih olan nice (hadis) hafızlan, kendilerinden daha kuvvetli fakihlere (hadiseleri) iletebilirler.
--
Kitab...: Muvahhidlerin Akidesi
Yazar...: Kul Sadi YÜKSEL
İstifade Edilen Kaynaklar...:
Sahih-i Buharı, Kitabu'r-Rikak, B.26, Hds.69. Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Fedail, B.6, Hds.16.
İmam er-Rûdânî, Cemu'l-Feuaid, c.3.sh.244, Hds. 6358. Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.4, sh.127-128. Taberanî, Mu'cemu'l-Kebİr ve Bezzar'dan.
İbn Hişam, A.g.e.c.l, sh.213-214:
Sahih-i Buhârî, Kitabu't-Tefsir, B. 276, Hbr.360. Kitabu'1-Buyu, B.50, Hbr. 75.
İmam Buhârî, Edebü'l-Müfred, B.124, Hbr.246.
İbn Kesir, Hadislerle Kur'ân-ı Kerim Tefsiri, c.12, sh.6556-
6557. İmam Ahmed b. Hanbel'den.
İmam-ı Azam, Fıkh-ı Ekber şerhi, şerhi Allâme Aliyyu'1-Karî,
İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nihaye, c.2,sh.496. Ebu Nuaym, Delâilü'n-Nübüvve'den.
Sürün-i Tirmizî, Kitabu'l-Ru'ya, B.2, Hds.2374. Sünen-i İbn Mace, Kitabu Tabiru'r-Ru'ya, B.l, Hds.3896. Şünen-i Dârirnî, Kitabu'r-Ru'ya, B.3, Hds.2144.
Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Menakıb, B.17, Hds.39. Kitabu't-Tefsir, B.310, Hds.417.
Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Mağazî, B.80, Hds.409. Sahih-i Müslim, Kitabu Fedailu's-Sahabe, B.4, Hds.30-32. Sünen-i İbn Mace, Mukakdime, B.ll, Hds.115. Şünen-i Tirmizî, Kitabu'l-Menakıb B.68. Hds.3970. İmam Nesâi, Kitabu Hasâisu Emiru'1-Mü1 minin Ali b. Ebi Talib-Hadislerle Hz. Alı, çev. Naim Erdoğan, İst. 1992, sh.41-55, Hds.43-61.
Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Menakıb, B.18, Hds.42. Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Fedail, B.7, Hds.20-23. Sünen-i Tirmizi, Kitabu'l-Menakıb, B.3, Hds.3854. Kitabu'l-Misal, B.2, Hds.3021.
Sünen-i İbn Mace, Mukaddime, B.18, Hds.230-236. Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'1-ilm, B.10, Hds.3660. Sünen-i Tirmizî, Kitabu'1-İlm, B.7, Hds.2794-2795. Sünen-i Dârimî, Mukaddime, B.24, Hds.233-234. Ahmed İbn Hanbel, Kitabu'z-Zühd, c.l,sh.58, Hds. 181. Eş-Şafiî, Er-RisaleT sh.221, Md.1102.
İmam-i Buhârî, Halku Efali'1-İbad, sh.128, Hds.397. İmam Suyutî, Mutevatir Hadisler, sh.27, Hds.2.
Sonraki Konu Başlığımız...:Mucize
Devam Edecek İnşaallah...

Mail Kutunuza Gelen Mailler Hakkundaki Şikayetlerinizi / Yanıtlarınızı Lütfen mustafa.duman.tr@gmail.com Adresine Cevaplayınız...
Mail Kutunuza Ulaşan Maillerimi Kendi Adınız İle Ve Kaynaklarını Silmeden
Herhangi Bir Web Sitesinde Forum Sitelerinde Veya Blog Sayfasında Yayınlayabilirsiniz....
Alıntı Yapabilirsiniz Ve Mail Kişi Listenizdeki Kişileriniz İle Paylaşabilirsiniz.....
--
Web Sitemiz : http://www.haberonay.com
Bloglarımız : Hasan Ahmet Evliyaoğlu
http://tarihebakis.blogspot.com http://musallihaber.blogspot.com
http://haberonay.blogspot.com http://islamiegitimsart.blogspot.com
http://dusunceufuklarinda.blogcu.com
Not:Yazı ve Yorumlardan Gönderen Kişi Sorumludur!
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları
"Musalli Haber"
Namaz, eşyanın esaret isteğine karşı hürriyet ilanıdır!
Yorum Gönder