< 5) Tebliğ: Bütün peygamberler (Salvatullahi aleyhim ve Selâmuhu), Rabbimiz Allah'ın kendilerine vahy ile bildirdiği hükümleri noksansız olarak insanlara aktarıp tebliğ etmişlerdir... Onların vazifesi, ilâhi hükümleri insanlara tebliğ edip gereğini hayatlarında yaşayarak örnek ve önder olmaktır... Hidayet vesilesi olmak peygamberlerin vazifesidir, hidayeti vermek ise Allah'a aiddir...
Şöyle buyurur Rabbimiz Allah:
"Biz, bir peygamber gönderinceye kadar (hiç bir topluma) azab edecek değiliz.
"Senin Rabbin, ana yerleşim merkezlerine, onlara ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe, şehirleri yıkıma uğratıcı değildir. Ve biz, halkı zulmetmekte olan şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz.
"O (Nuh): 'Ey kavmim, bende bir şaşırmıştık ve sapmışlık yoktur. Amma ben, Âlemlerin Rabbindcn bir peygamberim.
Size, Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum. (Ayrıca) size öğtü veriyor ve sizin bilmediklerinizi ben, Allah'dan biliyorum.
"O da (Salih de), onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: 'Ey kavmim, andolsun, size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Amma siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
"O (şuayb) da, onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: 'Ey Kavmim, andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Şimdi ben, küfre sapan bir topluluğa karşı nasıl üzülebilirim?
"Öyleyse sen, emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.
"Şübhesiz biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak, gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
"Ey Peygamber, Rabbindcn sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, O'nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah, seni insanlardan koruyacaktır. Şübhesiz Alİah, kâfir olan bir topluluğu hidayete eriştirmez.
"Onlar (o peygamberler), Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. Hesab görücü olarak, Allah yeter.
"(De ki: Benim görevim) yalnızca Allah'dan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah'a ve O'nun Rasulune isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak, üzere onun için cehennem ateşi vardır.
"Allah'a itaat edin, Rasulune de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevrirseniz, bilin ki, Rasulümüze düşen, ancak
apaçık bir tebliğdir.
"Sen, yalnızca gayb ile Rabbinden içleri titreyerek, korkmakta olanları ve dosdoğru namaz kılanları uyarırsın. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'dır.
"Biz, hiçbir Rasulü, kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, onlara apaçık anlatsın. Böylece Allah, dilediğini şaşırıp saptırır, dilediğini hidayete erdirir. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ebu Zerr (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Allah Teâlâ, her peygamberi ancak kavminin diliyle göndermiştir.
Rabbımiz Allah şöyle buyurur:
"Eğer biz onu, A'cemi (Arabça olmayan bir dilde) olan bir Kur'an kılsaydik, her halde derlerdi ki: 'Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arab olana A'cemi (Arabça olmayan bir dil) mi?' De ki: "O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifâdır. İman etmeyenlerin ise, kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur'an) onlara karşı bir körlüktür. İşte onlara (sanki) uzak bir yerden seslenilir.
Mesruk (rh.a)'den
Yine Aişe (r.anha) devamla:
Her kim sana, Rasulullah, ketmetti (vahyden gizledi) derse, muhakkak yalan söylemiştir, dedi.
Sonra şu ayeti okudu:
"Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, O'nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun..
Rabbimiz Alİah, Rasulü Muhammed (s,a.s.) e hitaben şöyle buyurur:
"De ki: 'Ey kafirler,
Ben, sizin taptıklarınıza tapmam.
"De ki: 'O Allah, birdir.
"De ki: 'Sabahın Rabbine sığınırım.
"De ki: 'İnsanların Rabbine sığınırım.
İbn Abbas (r.anhuma)'dan.
Rasulullah (s.a.s.), Mekke içindeki Bathâ'ya, Seyl yerine doğru çıktı ve oradaki tepeye (yani Safa Tepesi'ne) yükseldi. Akabinde:
Ya Sabâhâh! Ey Kureyş, buraya geliniz! Büyük bir iş karşısında bulunuyorsunuz!" diye seslendi.
Bunun üzerine Kureyş, Rasulullah'ın yanma toplandılar.
Rasulullah (s.a.s.):
Rey edip düşündünüz mü? Eğer ben size, düşman sizi ya sabah baskınına, yahud akşam baskınına uğratacak diye söylesem, beni doğrular, tasdik eder misiniz?" diye sordu.
Kureyş:
Evet (doğrular, tasdik ederiz), dediler.
Rasulullah (s.a.s.):
"Öyle ise, ben sizi şiddetli bir azabın önünde bir korkutucu, bir uyarıcıyım" dedi.
Bu söz üzerine Ebu Lebeh:
Bizi, bunun için mi topladın? yazık sana! dedi.
Akabinde Aziz ve Celîl Allah:
"Ebu Leheb'in ikieli kurusun. Kurudu da. sûresini sonuna kadar indirdi.
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Aziz ve Celîl olan Allah: (Öncelikle) en yakın hısımlarını (aşiretini) uyarıp korkut.ayetini indirdiği zaman, Rasulullah (s.a.s.) kalktı da şöyle buyurdu:
Ey, Kureyş topluluğu, canlarınızı, nefislerinizi satın alınız (Yani İslâm'a girmek suretiyle nefislerinizi Allah'ın azabından koruyunuz). Ben, Allah'ın azabından hiçbir şeyi sizden defedemem.
Ey Abde Menâfoğolları ben, sizden de Allah'ın azabından hiç bir şeyi def edemem.
Ey Abbas İbn Abdulmuttalib, senden de Allah'ın azabından hiçbir parçasını men'edemem.
Ey Rasulullah'ın halası olan Safıyye, senden de ben, Allah'ın azabından bir kısmını olsun defedemem.
Ey Muhammed'in kızı Fatıma, malımdan dilediğin şeyi iste (vereyim fakat) Allah'ın azabından hiçbir şeyi senden def edemem.
Cabir b. Abdullah (r. anhuma)'dan.
(Rasulullah, s.a.s.) Müteakiben-Urane Vadisi'ne geldi ve cemaate hutbe okuyarak şöyle buyurdu:
Size, ben sorulacağım. Acaba ne diyeceksiniz?"
Ashâb:
Rasaletini tebliğ vazifesini edâ ve nasihatta bulunduğuna şehadet ederiz, dediler.
Bunun üzerine şehadet parmağını semaya kaldırıp onunla insanlara işaret ederek, üç defa:
"Ya Rab, şahid ol! Ya Rab, şahid ol! Ya Rab, şahid ol!" buyurdular.
Ebu Bekre (r.a.) anlatıyor:
Rasulullah (s.a.s.) (Veda Haccı'nda) devesinin üzerine oturdu. Devenin dizginini bir adam tutuyordu.
Şöyle buyurdu:
"Kanlarınız, mallarınız, ırzlarınız bu belde içinde, bu ayda, bugünün haramlığı kadar birbirinize haramdır.
Burada hazır bulunanlarınız, burada bulunmayanlara (yani gelecek nesillere) bunu tebliğ etsin. Olabilir ki, hazır olan kimse, bunu, daha iyi anlar bir kimseye tebliğ etmiş olur.
Muttalib b. Hantab (r.a)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Allah'ın emrettiği bir şeyi bırakmadım. Onu, size mutlaka emrettim.
Allah'ın yasakladığı bir şeyi de bırakmadım. Ondan sizi, mutlaka nehyettim.
--
Kitab...: Muvahhidlerin Akidesi
Yazar...: Kul Sadi YÜKSEL
İstifade Edilen Kaynaklar...:
Sahih-i Buhârî, Kitabu't-Tefsir, 53. Ve'rvNecmi Sûresi, Hbr. 376. Sahih-i Müslim, Kitabi'1-İman, B.77, Hds. 287.
Sahih-i Buhârî, Kitabu'1-Vesâyâ, B.ll, Hds.16. Kitabu'l-Menakıb, B.14, Hds.36 Kitabu't-Tefsir, B.233, Hds.291.
Sahih-i Buhârî, Kitabu'1-Ilm, B.10, Hds.9. B.38, Hds.45-46. Kitabu'l-Fiten, B.8, Hds.27.
Kitabu'1-Hacc, B.133, Hds.212-215.
Kitabu't-Tevhid, B.24, Hds.73.
Sahih-i Müslüm, Kitabu'l-Kasame, B.9, Hds.29.
Sünen-i İbn Mace, Mukaddime, B.18. Hds.233-235.-
Kitabu'i-Fiten, B.2, Hds.3933.
Kitabu'I-Menasik, B.76, Hds.3058.
Sünen-i Tirmizi, Kitabu'I-Hac, B.l, Hds.806.
Sünen-i Ebu Davud, Kitabu Salat'ut-Tatavvu, B.10, Hds.1278.
Sünen-i Dârimî, kitabu Menasiku'l-Hacc, B.72, Hds.1922.
Muhammed b. İdris eş-şafiî, Er-Risale, çev. prof. Dr. Abdulkadir şener, vdğ. Ank.1996, sh.60, md.289. Çevirenlerin notu:
Sonraki Konu Başlığımız...:Peygamberler Gaybı Bilmezler
Devam Edecek İnşaallah...

Mail Kutunuza Gelen Mailler Hakkundaki Şikayetlerinizi / Yanıtlarınızı Lütfen mustafa.duman.tr@gmail.com Adresine Cevaplayınız...
Mail Kutunuza Ulaşan Maillerimi Kendi Adınız İle Ve Kaynaklarını Silmeden
Herhangi Bir Web Sitesinde Forum Sitelerinde Veya Blog Sayfasında Yayınlayabilirsiniz....
Alıntı Yapabilirsiniz Ve Mail Kişi Listenizdeki Kişileriniz İle Paylaşabilirsiniz.....
--
Web Sitemiz : http://www.haberonay.com
Bloglarımız : Hasan Ahmet Evliyaoğlu
http://tarihebakis.blogspot.com http://musallihaber.blogspot.com
http://haberonay.blogspot.com http://islamiegitimsart.blogspot.com
http://dusunceufuklarinda.blogcu.com
Not:Yazı ve Yorumlardan Gönderen Kişi Sorumludur!
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları
"Musalli Haber"
Namaz, eşyanın esaret isteğine karşı hürriyet ilanıdır!
Yorum Gönder